Yeğenlerim Emre Ertüzün ve Erdem Ertüzün'ün Adalet Bakanlığı'na gönderdiği
30 Mart 2007 tarihli dilekçe

 

Adalet Bakanımız
SAYIN CEMİL ÇİÇEK

Biz Emre – Erdem Ertüzün ve annemiz Ceyda Ertüzün dindar bir aileyiz. İbadetlerimize dikkat ederiz. Dayım Dr. Oktar Babuna ve üç teyzem (Hüma, Tuba ve Eda) da hepsi dindar insanlardır. Onlar da ibadetlerini yaparlar ve dinimizin prensiplerine dikkat ederler.

Ancak dindar olmayı gericilik olarak gören dedem Prof. Cevat Babuna ve anneannem Semin Babuna bizim inancımıza karşı tahammülsüzlük göstermektedirler. Dedem ve anneannem ne zaman bizimle bir araya gelseler konuyu döndürüp dolaştırıp dine getiriyorlar ve bizi üzüp rencide eden konuşmalar yapıyorlar.

Bu nedenle ailemiz içinde uzun zamandan beri bir huzursuzluk var. Dedemin ve anneannemin yaşlılıklarına vererek bir süre dayandık ama onların hakaretleri ve saldırganlıkları çığırından çıkınca, biz aile olarak dedemlerle görüşmeme kararı aldık. Aynı rahatsızlığı duyan teyzemlerin ve dayımın da görüşmek istemediklerini biliyoruz.

Biz dedemizle görüşmeyi kesince onlar bu sefer işi başka yönlere çekmeye başladılar. Rezzan Aydınoğlu isimli bir avukatın telkinlerine kanarak, tamamen bizim aile içi sorunumuz olan bir konuyu masum insanlara iftira malzemesi haline getirdiler.

Rezzan Aydınoğlu’nun bunlara öğrettiği her yalanı papağan gibi mahkemelerde, savcılıklarda tekrarladılar. Onlar da yetmedi gazetelerde, televizyonlarda tekrarladılar. Masum insanlara, Sayın Adnan Oktar’a, onun arkadaşlarına iftira üstüne iftira attılar. Güya bizim kaçırıldığımızı, güya dövüldüğümüzü, güya silah zoruyla tutulduğumuzu söylediler.

Sayın Bakanımız bunların her kelimesi yalandır. Kimse bizi kaçırmadı, kimse bizi alıkoymadı, kimse bizi zorlamadı.

Biz dedemizle ve anneannemizle görüşmüyoruz, görüşmek istemiyoruz. Onlar namazımıza orucumuza, dinimize dil uzattıkça da görüşmeyeceğiz. Bu kadar açık. Reşit insanlar olarak mecbur muyuz görüşmeye? Bizi buna kim zorlayabilir?

Dedem ve anneannem beyinlerini o avukata kiraladıkları için onun her dediğini şuursuzca yapıyorlar. Bu avukat da bunları piyon gibi kullanıyor. Mahkemeler yalancı tanıklık yaptırıyor, savcılara asılsız şikayetler verdiriliyor, milletvekillerine mektuplar yazdırıyor. Sonra bunlara davalar açılınca da avukatlıklarını alıp onlardan sürekli para sızdırıyor.

Dedemin ve anneannemin, bu avukatın yönlendirmesiyle masum insanlara olmadık iftiralar atmalarından çekindiğimiz için savcılığa giderek, kimsenin bizi alıkoymasının söz konusu olmadığını savcı beyin önünde kendimiz anlattık. İfademizi yazımızın ekinde size gönderiyoruz.

Dedemin aynı yalanlarla sizi de kandırmaya çalışacağını öğrendiğim için, konu hakkında önceden bilginizin olması, bizi kimsenin kaçırmadığını ve alıkoymadığını bilmeniz bakımından bu mektubu yazma gereği duydum.

Dedem Cevat Babuna ve anneannem Semin Babuna’nın size anlatacakları uydurma hikayelere itibar etmemenizi talep ediyor ve onlar ahlaklarını düzeltmedikçe bizim aile olarak onlarla görüşmeyeceğimizi bilgilerinize sunuyoruz.